Geleceğin Tarımı

Geleceğin Tarımı

Uygulama Yürütücüsü

Coca-Cola Türkiye

Uygulamanın Özeti

Konya Kapalı Havzası, dünyanın geleceği için çok büyük bir risk olan iklim değişikliği ve beraberindeki kuraklıktan en çok etkilenecek bölgelerin başında gelmekle beraber, ülkemizin tarımsal açıdan en değerli havzası konumundadır. Konya, Türkiye’de tarım yapılabilir arazi varlığının %8,1’ini (1.9 milyon hektar) barındırmasına karşın; ülkemizdeki kullanılabilir su kaynakları potansiyelinin sadece %3’üne sahiptir.

Geleceğin Tarımı Projesi, tarımsal uygulamalarda sürdürülebilir arazi ve su kullanımını esas alarak, çiftçilerin iklim değişikliğiyle mücadele etmesini kolaylaştıracak geniş kapsamlı bir model oluşturmaktadır. Geleceğin Tarımı Projesi, koruyucu, önleyici ve mücadele edici, yenilikçi, modern bir tarım uygulama sistemi olarak tanımlanabilir. Projede uygulanan doğrudan ekim ve rüzgar perdesi gibi koruyucu tarım teknikleri ile tarımın en önemli girdileri olan toprak ve suyun korunması sağlanmaktadır. Güçlenen toprak yapısı ile tarım ürünleri zor iklim koşullarına karşı daha korunaklı hale gelirken hem verim ve hem de çiftçinin refahı artmaktadır.

Yapılan koruyucu tarım uygulamalarının biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkileri değerlendirilerek hem bu konudaki bilgileri güncellemekte, hem de tarımsal üretimin daha doğa dostu olması için bölge için yeni teknikler uygulanmaktadır. Şu ana kadar bölgede uygulanan geleneksel tarım yöntemleri ise, toprağın üst katmanı ve toprakta bulunan nemi güçlü rüzgârlar ve aşırı sıcaklar gibi iklim olaylarına karşı kırılgan hale getirmektedir.
Geleceğin Tarımı Projesi’nde, tarımın faydalandığı ekosistemlerin korunması ve geliştirilmesi için sağlanan hizmetler ve maruz kalınan riskler haritalanmaktadır. Haritalama ve analiz sonuçlarına göre geliştirilen politika önerileri proje uygulamalarına entegre edilerek, tarımın iklim değişikliğine uyumu konusunda örnek pilot uygulamalar geliştirilmektedir.

Uygulamanın Ana Amacı

Geleceğin Tarımı projesi Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden çoğunu doğrudan ve dolaylı olarak desteklemektedir: “Yoksulluğa Son”, “Açlığa Son”, “İklim Eylemi”, “Temiz Su ve Sıhhi Koşullar”, “İnsana yakışır iş ve ekonomik büyüme” ,“Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı”, “Eşitsizliklerin azaltılması”, “Sorumlu tüketim ve üretim” ve “Karasal Yaşam”.

Geleceğin Tarımı Projesi kapsamında tarım sektöründe yeni uygulamalar ve koruyucu yaklaşımların benimsenmesi yoluyla su ve toprak kaynaklarının korunması ve daha etkin kullanılması amaçlanmaktadır.

Uygulamanın Hedefi

Projenin hedefleri:
• Sürdürülebilir arazi yönetimi ilkeleri doğrultusunda toprağın yapısının iyileştirilmesi ve su tutma kapasitesinin arttırılması
• Tarımın faydalandığı ekosistem hizmetlerinin korunması ve iyileştirilmesi
• Tarımsal üretimde ekosistem hizmetlerinden faydalanma ve iklim değişikliğine uyum kapasitesinin arttırılması
• Tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılması
• Tarımsal girdi maliyetlerinin düşürülmesi ile çiftçilerin gelirlerinin arttırılmasıdır.

KSS Çözümü İçin Yapılan Faaliyetler

Proje kapsamında gerçekleştirilen yenilikçi faaliyetler:
• Doğrudan Ekim: Proje alanlarında toprağın yapısını bozmayan, aşırı iklim olaylarına karşı direncini arttıran, su tutma kapasitesini arttıran ve aynı zamanda işçilik, zaman ve yakıttan tasarruf sağlayan doğrudan ekim yöntemi uygulanmaktadır.
• Rüzgâr Perdesi: Geleceğin Tarımı Projesi, toprağı beslemenin yanı sıra, tarım arazilerinin en büyük tehditlerinden biri olan rüzgâr erozyonuna karşı da rüzgâr perdesi yöntemini uygulamaktadır.
• Eğitimler: Proje kapsamında işbirliği kurulan çiftçilerle bilfiil toplantılar gerçekleştirilerek sürdürülebilir tarım uygulamaları hakkında kapsamlı bilgilendirme yapılmış; çiftçilerden geri bildirim alınmıştır. Ayrıca proje kapsamında basılan doğrudan ekim, rüzgâr perdesi ve iklim dostu tarım kılavuzları ile de çiftçilere bu uygulamalar konusunda bilgiler verilmiştir.
• Biyolojik çeşitliliğin izlenmesi: Rüzgâr perdeleri ve kuş türleri arasındaki ilişkinin izlenmesi sonucu özellikle böcekçil türlerin rüzgâr perdelerini kullandığı ve tarımsal üretimde biyolojik mücadele açısından fayda sağladıkları tespit edilmiştir.
• Ekosistem hizmetlerinin haritalanması: Proje, Türkiye’de ilk defa bu yaklaşımı tarım sektörüne entegre ederek hem sosyal hem de çevresel açıdan iklim değişikliğine karşı uyum kapasitesinin arttırılmasını hedeflemektedir. Çalışmalar sonucunda kuraklık ve erozyon riski haritaları ve tarım arazilerinin faydalandığı ekosistemlerin haritaları üretilmiş, iklimsel risklerden en çok etkilenecek ekosistemler belirlenmiş ve bu ekosistemlerin güçlendirilmesine yönelik politika önerileri geliştirilmiştir.
• Zararlılarla biyolojik mücadele: Geleceğin Tarımı Projesi kapsamında elde edilen deneyimler sonucunda Konya çiftçisinin en büyük sorunlarından birinin tarım zararlısı kemirgenler olduğu ve çiftçilerin bu zararlılarla mücadele için oldukça fazla ve kontrolsüzce zehir kullandıkları görülmüştür. Tarım zararlısı kemirgenlerle doğa-dostu mücadele yöntemi olarak baykuş ve kerkenezlerin kullanılması dünyada oldukça yaygın bir yöntemdir. Bunun için tarım arazilerinin kenarlarına kuşların yavrulayabileceği yuvalar yerleştirilmektedir. Baykuş ve kerkenez gibi avcı türler alanda doğal olarak bulunmaktadır ancak yuvalar sayesinde sayıları ve tarım arazilerinde avlanma oranları artmaktadır.

KSS Çözümü’nün Paydaşlarla İlişkisi & Paydaş Katılımı

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma Merkezi ve Coca-Cola Hayata Artı Vakfı projenin uygulayıcı ortaklarıdır. Yerel otoriteler, çiftçiler, ziraat odaları gibi yerel sivil üretici örgütleri, Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Konya Toprak Su ve Çölleşme ile Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü gibi kilit paydaşlar projenin her aşamasında faaliyetlere dâhil olmuştur.

KSS Çözümü’nün Çıktıları/Etkileri/Sonuçları

2013 yılında başlatılan Geleceğin Tarımı Projesi kapsamında hibe edilen 14 mibzer ile şimdiye kadar, 15.000 dekar arazide doğrudan ekim yapılmıştır. Karapınar ve Sarayönü ilçelerine 200.000 fidan dikilerek, doğal rüzgâr perdeleri yerleştirilmiştir. Bu da 300 km’lik rüzgâr perdesi uygulaması anlamına gelmektedir. Proje uygulamalarının biyolojik çeşitlilik üzerine etkilerini incelemek için yapılan saha çalışmalarında 43 kuş, 18 bitki, 15 kelebek türü gözlemlenmiştir.
Çalışmalar sonucunda kuraklık ve erozyon riski haritaları ve tarım arazilerinin faydalandığı ekosistemlerin haritaları üretilmiş, iklimsel risklerden en çok etkilenecek ekosistemler belirlenmiş ve bu ekosistemlerin güçlendirilmesine yönelik politika önerileri geliştirilmiştir.
37 eğitim ve çalıştay 1.500 çiftçi, kamu, sivil toplum ve üniversite temsilcisine ulaşmıştır. Konya’da toprağı koruyucu uygulamalar ile toprağın su tutuma kapasitesi arttırılmış, böylelikle sulamaya olan ihtiyaç azaltılarak 27.000 kişinin yıllık tüketimine eşit su tasarruf edilmiştir.
Proje kapsamında desteklenen tarımsal uygulamalar çevresel faydalarının yanısıra üretim maliyetlerini de düşürerek ekonomik fayda sağlamakta ve refahı arttırmaktadır. Geleneksel tarım uygulamalarında arazi çeşitli sebeplerle birkaç kez işlenirken, doğrudan ekimde tek seferde ekim ve gübreleme yapılabilmektedir. Bu şekilde %70`lere varan yakıt tasarrufu sağlanmaktadır. Proje kapsamında şu ana kadar 100.000 litre yakıt tasarrufu sağlanmış, dolayısıyla 280 ton CO2 emisyonunun oluşumu engellenmiş, dikilen fidanlar ile yılda 500 ton CO2 atmosferden çekilmektedir. Yakıt tasarrufuna ek olarak uzun dönemde ilaçlama ve gübreleme ihtiyacı azalacağından karlılık artacaktır.

Programın Yürütülmesi Sırasında Öğrenilen Dersler

Proje kapsamında farklı uygulamalarda iklim değişikliğne uyum açısından yerel çözümler üretmenin önemi anlaşılmıştır. Örneğin bölgede yaygın olarak yapılan küçükbaş hayvancılık sebebiyle sürülerin ulaşamayacağı ve arazi toplulaştırmasının tamamlandığı alanlarda rüzgar perdesi uygulaması yapılması gerektiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, dikilen fidanların korunması için İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri ve Ziraat Odalarının yanında Kaymakamlık, Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı gibi kurumlar ile işbirliği yapılmalıdır.
Yeni tarım uygulamalarının yaygınlaştırılabilmesi için konunun sadece tarımsal üretim açısından değil sosyolojik, ekonomik ve ekolojik açılardan da ele alınması gerekmektedir. İklim değişikliğine uyum açısından her türlü sorunu çözen tek bir uygulama bulunmamaktadır. Kültürel yapı, eğitim seviyesi, demografik özellikler, coğrafi koşullar ve benzeri birçok durum bir uygulamanın benimsenmesi ve yaygınlaşması açısından farklı sonuçlar doğurabilmektedir. Bu açıdan yerel koşullar iyi anlaşılmalı ve çözüm önerileri buna göre şekillendirilmelidir. Uygulamaların başarısının takip edilmesi ve oluşacak sorunlara çözüm bulunması da sürdürülebilirlik açısından önem taşımaktadır.

KSS Çözümünün İç ve Dış İletişimi

Proje hazırlanan bir iletişim planı doğrultusunda çeşitli kanallarla ve paydaşlarla paylaşılmış, etkilerinin yaygınlaştırılması için çalışmalar yapılmıştır. Bu kapsamda, projede yapılan uygulamaların gerek ilgili kurumlara, gerekse çiftçilere tanıtılması amacıyla uygulamaları tanıtıcı kısa filmler ve broşürler hazırlanmış ve ilgili kurumlar ile paylaşılmıştır (http://dkm.org.tr/yayinlar/1/kitaplar) .
Projenin çıktıları ve elde edilen deneyimler ise çeşitli ulusal ve uluslararası çalıştaylarda sunulmuştur. Proje ayrıca düzenlenen bir basın gezisi ile yerel basın ile paylaşılmış ve medyada yer bulmuştur. İlgili basın gezisine dair yerel medya haberlerinden bazı örnekler şu şekildedir:

https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2017/10/17/gelecegin-tarimi-projesi-konya-havzasinda

http://www.milliyet.com.tr/gelecegin-tarimi-projesi-konya-da-uygulaniyor-konya-yerelhaber-2343009/

Sürüdürülebilir Kalkınma Amacı

Uygulama Yürütücüsü İletişim :